Anasayfa / Tüm Kategoriler / İçimizden Gelenler / 22 Ağustos: “Ölmeme Günü”nün Sonu

22 Ağustos: “Ölmeme Günü”nün Sonu

26 Mart 1981, Turgut Uyar’ın masaya söylediği o rakı… Ve “Ölmeme Günü”nün başlangıcı…

ölmeme günü ile ilgili görsel sonucu

Aralarında Turgut Uyar’ın ve daha nice İkinci Yenilerin olduğu ekip, hisar üstünde bir meyhanede rakı içiyorlar bir rivayete göre. Gecenin devamında meyhanede vücudunda iğne taşıyan ve bunun her an kalbine gitme ihtimali olan Destina adlı bir kadın masalarına geliyor, Destina ölmekten korktuğunu söylüyor.  Turgut Uyar, masaya bir şişe rakı istiyor ve bu rakıyı tüm şairlere imzalatıyor. Kadına; rakıyı şimdi alıp saklamasını, seneye hep beraber burada olacaklarını ve kadının da rakıyla beraber gelip onlara içerken eşlik edeceklerini söylüyor. Aradan tam bir sene geçtikten sonra yine bir meyhanede buluşuluyor ve bu rakıyı içiyorlar.

ölmeme günü ile ilgili görsel sonucu

Her martın 26’sında rakı ve özgürlük kokacak havanın habercisi bu olay oluyor işte, 22 Ağustos 1985’te ölümle karşılaşılana kadar… Ardında 1986’nın rakısını bırakıp gitti Turgut Uyar. Masasını, şiirini, Tomris’ini bırakıp gitti…

 

turgut uyar ile ilgili görsel sonucu

Şimdi bize bıraktıklarıyla şiir işçisi Turgut Uyar’ı ölümünün 33. senesinde özlemle anıyoruz…

Bir Çay Bahçesinde

“…üstelik bir yaz günü
durup dururken sana seni sevdiğimi söyledim
sonradan uzun uzun düşüneceğim
bunun gülünçlüğünü

ama ayrıldıktan birkaç saat sonra unuttum yüzünü
“olağan” deme sakın ha
seni yeniden sevmeye hazırım demektir bu
bu dünyada
tek başıma

denizin eski olduğu yerlerde
böyle oluyor işte”

Yılgın

“… üç dilim kavun kestim birini ben yedim
kavundan üç dilim kestim birini yedim.
birini sana ayırdım kadın al birini sen ye
sabah olsun sabah olsun ilk işim bu
öbürünü götürüp civcivlere vereceğim

senin bir yönün var orada durur yaşarım
bir de acun var ben içindeyim
ben içindeyim tüm itlikler sahanda yumurtalar onun içinde
orospular içinde hurşit bey içinde sen içindesin
üç dilim kavun kestim birini sen ye
kabuğunu at hurşit bey’i at itlikleri at

durup durup sana sesleniyorum”

Ne Söylenmişse Sevmek

“…benim bu evlere düşkünlüğüm sizin yüzünüzden
şiirlerim bu yüzden aşklara aşklara doğru
nasıl hazırlanırım sizin gecenize gündüzden
siz olmasanız ekmekler sular ne olurdu…”

Tel Cambazının Telden Düşerken Söylediği Şiirdir

“…bir elim sağ cebimde
bir elim sol cebimde
bu hüznü siz de bilirsiniz
anlat deseniz anlatamam
enine boyuna yaşarım ancak
bu koku bilmediğim bir koku
bu gece kayık gecelerden birene benzer
dört yanım karanlıkta
büyük rüzgarlarda savrulacağız
öylece dur kollarımda öylece
karanlıkta telaşla seni hatırlıyorum”

Umuttur

“… çünkü beni sevsen de bana güvenmezsin iyi bilirim
apoletim sırmasız hatta hiç yok
su içsem ağzımın kenarlarından dökerim
neyi hatırlatır benim sana uzak bir bakışım
bilirim
aslında mutsuz yaşayıp gidiyoruz
ölüme direnerek şimdilik
şimdilik alımlı bir başka mutluluklara özenerek
aşkımız ve mutfak rafları ve uçaklar üstüne korkumuz
bir yudum gelecek ve mutlu saatler üstüne korkumuz
ama birlikte biliyoruz: eğilecek bugünkü başlar

sev beni, alış bana
kimse ürkütemez bağlandığımız güzelliğin utkusunu
sev beni, bir dağ gölgesi kadar sev
şimdilik bırak musluğun sızmasını damın akmasını
bir tırnak gibi büyü domuz bir tırnak gibi
zorlayarak her bir yanı
çünkü biraz sonra umut başlar her günkü, başlar…”

 

 

Yazar: nigarminepersembeoglu

nigarminepersembeoglu

Buna da bakın

WhatsApp Image 2018-10-22 at 13.47.42

Filmekimi 2018: Bizi neler bekliyor?

Ekim ayı takviminizde yer açın! Belki de güzün en keyifli haftasını yaşatan Filmekimi’ne sayılı günler …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir