Anasayfa / Tüm Kategoriler / Kültür&Sanat / 3 Yıl Aranın Ardından Morrissey

3 Yıl Aranın Ardından Morrissey

“Steven Patrick Morrissey…Dünya seni nasıl hatırlayacak?”

Yazıya albümle eş zamanlı vizyona girmiş ve Morrissey’in “The Smiths” öncesi dönemine tanıklık etmemizi sağlamış “England is Mine” filminden bir soruyla başlıyorum. Steven Patrick Morrissey’i, bugüne kadar; aktivist, aseksüel, vegan gibi birçok sıfatla tanıdık. Hayatına başladığı Manchester sokaklarından izlerini silmenin mümkün olmadığı eserler bırakarak geçti. Hayranlık duyduğu Oscar Wilde etkisi, tüm şairaneliğine yansıdı. Tüm bu sanat algısının dışında; fikirlerine katılmak zorunda olmasak dahi cesaretine hayran bırakacak cümlelerle uzun yıllar gündemde kaldı. Bundan birkaç ay önce ise, toplumu yine temelinden sarsacak bir albümle ortalığı karıştırdı: “Low in High School”

low in high school

Morrissey, aslında on birinci albümünün habercisi olarak ilk kez “Spend The Day in Bed” şeklinde bir tweet attı. Ne olduğunu çözmeye çalışırken teker teker diğer tweetler -şarkı isimleri- geldi ve yayınlanan kliple beraber her şey ortaya çıktı.

Albüm 12 şarkıdan oluşuyor ve Morrissey bize bu albümle dünyayı dolaştırıyor. Çoğunluğu tek başına yazdığı şarkılardan oluşan “Low in High School”, dinleyicilere öğütler vermeyi de ihmal etmiyor. Tıpkı geri kalan on albümünde sezdiğimiz duyguları saklayamadığı gibi, dünyanın nereye gittiği hakkında konuşmaktan tükenmiş durumda olduğumuz şu yıllarda; Morissey gibi kişiliğini gizlemeyen biri, bu albümde de acımasız gerçeklerden uzak duramıyor.

Şimdi albümün benim için favori üç şarkısından bahsedecek ve Morrissey’in bizi üç yıl aradan sonra neyle baş başa bıraktığını açıklamaya çalışacağım.

“Home Is a Question Mark”:  Bana kalırsa Morissey’in yüzünü geçmişe döndürdüğü bir şarkı bu. Nostaljiden yana olanların gözünden kaçacağını sanmıyorum. Albümün politik olmadığını düşündürten tek şarkısı diyebilirim.

“I have seen many shores I hug the land but nothing more

Because I haven’t met you

I have wined and I have dined

With everybody bogus music mogul

No sign of you”

“When You Open Your Legs”: Yine İsrail atmosferine yakın bir şarkı olarak başlıyor. Morissey’in sesiyle bütünleşmiş bir melodiye sahip bana göre, dinlerken ince bir erotizm eşliğinde üç yıllık özleme değmiş demenizi sağlıyor.

“Everything I know deserts me now

When you open your legs”

“In Your Lap”: Bu şarkı piyanodan gelen hüznüyle insanı alt üst ediyor. Dinlerken bir süre Arap Baharı’ndan bahsettiğini düşüneceksiniz, birden “And I just want my face in your lap” diyene kadar. İşte tam burada Morrissey o tanıdığımız adam olduğunu hatırlatıyor bize. Politik olaylara tepkisini esirgemeden, birden bize hatırlattığı kırılgan haliyle.

“They tried to wipe us, clean off the map

And I just want my face in your lap

I just want my face in your lap”

Ve son olarak, sorunun cevabına tekrar gelirsek;

Steven Patrick Morrissey, dünya seni “kendinin var olan tek örneği” olarak hatırlayacak. Sıradışılıklarıyla tarihe adını yazdırmış bir örneği!

Yazar: nigarminepersembeoglu

nigarminepersembeoglu

Buna da bakın

1_qXmM-jYSF-DdESh_eT_Eqg

Aylar Geçse de Üstünden: Loving Vincent

   “Yaşadıkça göreceksin. Yaşam, en güçlüleri bile baş aşağı getirebilir.”  Geç başlayan hayalinin peşinden 28 …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir