Anasayfa / Tüm Kategoriler / Biliyor Muydunuz? / “Ben aşkın, acının ve devrimin kadınıyım.”

“Ben aşkın, acının ve devrimin kadınıyım.”

Frida_Kahlo__3263285b

Bugün 13 Temmuz 2017. Tam adı Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon olan, Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun ölümünün üzerinden 63 yıl geçti. Gelin bugün yalnızca resimleriyle değil, fikirleri, acı dolu yaşamı ve gerçek aşkı hissedebilen kalbiyle akıllarda yer eden Kahlo’nun dünyasına bir yolculuk yapalım.

6 Temmuz 1907’de dört çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Frida Kahlo’nun babası Macar Yahudisi fotoğrafçı Wilhelm Kahlo, annesi Kızılderili asıllı Matilde Calderon Gonzales’ti. Ancak fikirleriyle devrimin güçlü kadını olarak da tanınan Frida, ilerleyen zamanlarda doğum tarihini Meksika’nın devrim tarihi 7 Temmuz 1910 olarak değiştirmiştir.

frida-kahlo-cocukluk-donemi

Hayatı boyunca ölümle saklambaç oynayan Frida’nın ilk sağlık problemi 6 yaşında geçirdiği çocuk felciydi. O dönemin ölümcül hastalığıyla mücadele etti ve hayata tutundu. Ancak bir bacağı hastalık sebebiyle diğerinden ince kaldı. Bu sebeple ona ‘tahta bacak Frida’ gibi hoş olmayan bir çok lakap takıldı.

Belki bu hastalığın da etkisiyle, sonrasında tıp okumaya karar veren genç Frida, dönemin en iyi eğitim kurumlarından Ulusal Hazırlık Okulu’nun ilk kız öğrencilerinden biri oldu. Bu okul onu sanat, edebiyat ve felsefe alanlarında geliştirdi. Tanıştığı önemli insanlarla düşün dünyasında yerini buldu ve içinde bulunduğu arkadaş gruplarıyla siyasi kişiliği şekillendi.

“Başıma gelen en iyi şey acı çekmeye alışmaya başlamam.”

Hayatın ona taktığı bir diğer çelme 17 Eylül 1925’te geçirdiği feci trafik kazasıydı. Bir çok kişinin hayatını kaybettiği bu kazada, Frida ağır yaralandı ve sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkan demir parça, onun ve ailesinin kaza sonrası acı dolu, zor bir süreç geçirmesine neden oldu. Belki de bu olay, onu ve acısını yansıtan olağanüstü tabloların ortaya çıkmasına neden olan bir başlangıçtı.

hasta-yataginda-resim-yaparken

“Rüyaları ya da kabusları asla resmetmedim. Resmettiklerim benim kendi gerçeklerimdi.”

Yatakta geçirmek zorunda olduğu saatleri kolaylaştırmak ve acısını hafifletmek adına, ailesi Frida’nın odasının tavanına kendisini görebileceği bir ayna astı. Tuvali ve fırçalarını dert ortağı bilen Frida, acılarının ve yaşamının aynadaki yansımasını otoportrelerine işledi. İlk çalışmasını o dönem birlikte olduğu ilk aşkı Alejandro Gomez Arias’a hediye etti.

frieda-kahlo-and-diego-rivera-19311

2 yıl süren zorlu bir tedavi sürecinden sonra ayağa kalkmayı başaran Kahlo, bir yandan resimlerini yapmaya devam ederken öte yandan siyasi cemiyetlere katılmaya başladı. Yine böyle bir toplulukta tanıştığı aynı zamanda resimlerine de hayran olduğu, Meksikalı Michalangelo adıyla tanınan ressam Diego Rivera ile fırtınalı bir aşk yaşamaya başladı. Çift 1929 yılının Ağustos ayında evlendi. Evliliklerini resmettiği eseri,  San Francisco Kadın Ressamlar Topluluğu’nun yıllık sergisinde sunuldu. Bu sergilenen ilk tablosuydu.

 

“Hayatımda iki büyük kaza geçirdim; biri Diego’ydu ve diğerinde ise bir tren az daha beni öldürüyordu. Diego kesinlikle çok daha yıkıcıydı”

frida_kahlo_ressam_sanatci_10

Kahlo, kendisinden 21 yaş büyük olan Rivera’nın üçüncü eşiydi. Çalkantılı evlilikleri süresince, çeşitli sağlık problemlerinden dolayı bir çocuk aldırmış, ardından iki kez düşük yapmıştır. 10 yıl süren evlilik hayatları boyunca birçok kez başkalarıyla birlikte olan çift, anlaşmalı bir şekilde boşanmış ancak bir yıl sonra tekrar evlenmişlerdir. Yeniden evlendiği bu süreçte Kahlo, sadece kendi ülkesinde değil başka ülkelerde de sergiler açmış, adını duyurmuş ve resim yapmaya devam etmiştir. 1943’te bir okulda eğitim vermeye başlamış ve 10 yıl boyunca görevini sürdürmüştür.

“Ama acı çeken yüreği var ise bir bedenin, daha hızlı çürüyor o beden.”

1950 yılında artan hastalıkları nedeniyle tekrar hastaneye yatan ve 9 ay hastanede kalan Frida Kahlo 1953 yılında kendi ülkesi olan Meksika’da ilk kez sergi açmıştır. Aynı yıl sağ bacağı kangren nedeniyle kesilmiştir. 1954 yılında Akciğer Embolisi teşhisi konulan 47 yaşındaki Frida Kahlo hayata gözlerini yummuştur.  Yatarak çok fazla zaman geçirdiğini ve daha fazla yatmak istemediğini söyleyen Kahlo’nun cesedi yakılmış ve külleri eşi tarafından, Frida’nın doğduğu, yaşadığı ve öldüğü ev olan Mavi Ev’e bağışlanmıştır.

Hayatı, aşkı ve acıyı doruklarında ve gururla yaşamış olan Frida Kahlo’yu saygıyla anarken, gelin son eseri Viva la Vida ile birlikte bize bıraktığı birkaç yadigara daha hep birlikte göz gezdirelim.

Viva la Vida
Viva la Vida-1954

Frida Kahlo’nun gözünden arkadaşı, Amerikalı oyuncu Dorothy Hale’in intiharı:

The Suicide of Dorothy Hale – 1938
The Suicide of Dorothy Hale – 1938

 

Eşinden boşandıktan sonra yaşadığı ikilemi, bakın Frida Kahlo bizlere nasıl yansıtıyor:

The Two Fridas – 1939
The Two Fridas – 1939

 

Frida Kahlo’nun bakışıyla çocuk özlemi:

Roots – 1943
Roots – 1943

 

Frida Kahlo’nun ümitsizliği ve korkuyu betimlediği The Wounded Deer  tablosu:

The Wounded Deer – 1946
The Wounded Deer – 1946

Yazar: aysesulunn

Buna da bakın

BnP1tI5

2000’ler Rap Müziği

  Bana göre rap müziğin en zengin dönemi 2000-2010 yılları arası. Bunun en büyük nedeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir