Anasayfa / Tüm Kategoriler / Biliyor Muydunuz? / Günlük Hayatımızdaki Drone’lar

Günlük Hayatımızdaki Drone’lar

Kelime anlamı erkek arı olan drone’lar bugün denildiğinde akılda tamamen farklı bir çağrışım yapıyorlar. Çünkü biz kendilerini insansız hava araçları olarak biliyoruz. Drone’ların ilk öncüsü Tesla’nın teleotomasyon adıyla aldığı insansız hava aracı patenti olsa da aslında onlar tıpkı diğer askeri teknolojiler gibi 20.yy civarlarında karşımıza çıktılar. Drone’ların askeri saldırılarla birlikte tanınırlığı arttı, haberlere bu başlıklarla konu oldular. Hatta Amerika’da drone’ların can kayıplarını listeleyen mobil uygulamalar bile mevcut. Vietnam Savaşı’ysa bunun en bilinen örneklerinden. 3500 tane Iha operasyonda kullanıldı. Ryan Firebee adında yüksek hızlı, radyo kontrollü drone ise en bilinenlerinden. Daha sonra 2. Dünya savaşında drone’lar aynı amaçla tekrar yaygınlaştı. Hatta Batı Galler bu konuda en önde gelen ülke olma amacıyla drone’lara özel havaalanı bile açtı. Türkiye de aynı amaçla TİHA kapsamında drone üretmeye başladı.
Ama şimdilerde daha küçük boyutlara sahip drone’ları çok farklı amaçlarla günlük hayatımızda görebiliyoruz. Doğal yaşamı gözleme, tarım, deprem sonrası hasar ve radyasyon ölçümü bunlardan birkaçı. Spor olimpiyatlarında harika ve zor görüntüleri elde edebilen aletler yine drone’lar. Ayrıca eğer hepimiz kalabalık bir organizasyonda bulunmuşsak ,mesela konser gibi, tanıtım amaçlı materyaller çekmeye çalışarak üstümüzde uçan aletleri gözden kaçırmış olamayız.
Drone’ların bir diğer çeşidi de DIY, yani “Do it yourself”. Kendi drone’unu kendin yap. Böylece bu aletler daha ucuz ve taşınabilir haliyle siviller için rahatça ulaşılabilir hale gelmiş oluyor.
Gittikçe gelişen çağımızda teknolojinin ve akıl yürütmenin kendini aşmasıyla drone’lar da sadece uçan nesneler olmaktan çıkıp çok farklı amaçlara hizmet etmeye başlıyor.
Bunlardan ilki drone ambulanslar. Delt üniversitesinden bir mühendisin ürünü olan bu drone’lar kalp krizi geçiren hastalar için şok cihazı ve diğer gerekli malzemeleri taşıyor. 100 km hızla havada trafiğe takılmadan uçan drone’lar özellikle kalp krizi gibi kritik problemlere ambulanslardan daha önce ulaşarak bir çok hayat kurtarabilir.
Diğer bir proje kargo drone’lar. Amazon’un prime air adını taktığı bu sistem yine sunduğu müthiş hızıyla evlere teslimi ilerletip mobilden lokasyon bilgilerine ulaşarak o anda teslime dönüştürüyor. Kısa yasal düzenlemelerden sonra devreye girecek sistemde 2020’ye kadar 33 bin drone sayısına ulaşılması hedefleniyor. Türkiye’de de PTT kargomatik adını verdiği benzer sistemle son alıcı olarak drone kullanmayı planlıyor.
Ayrıca ısı kamerasıyla donatılan drone’lar yangın tespiti çin kullanılabiyor
Ama tüm bu iyi yanların yanı sıra bazı eksileri de getirebiliyor drone’lar. Özel yaşamın gizliliği, yani röntgencilik gibi. Bu konuda zaman zaman sıkıntılar yaşanması yasal düzenlemelere gidilmesini kaçınılmaz kılıyor. Bu yüzden uçuş sırasında bazı kuralların varlığı haricinde (gündüz ve açık alanda kullanılmalı. Insanlardan 30 metre aşağıda ve 120 metre yukarıda olmamalı) drone sahibi olmak için tıpkı çoğu ülkede de olduğu gibi Türkiye’de de Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne kayıt zorunluluğu bulunmakta.

Yazar: betulahiskali

Buna da bakın

steve_wozniak

The Woz, Wonderful Wizard of Woz ya da iWoz

Apple denince aklınıza kim geliyor? Tabiki Steve Jobs. Peki ama Steve tek başına mı kurmuştu? …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir